ANASAYFAM | ŞİİRLİ FOTOĞRAFLARIM |ŞİİRLERİM | FOTOĞRAFLARIM ( PORTRE-1) | PORTRE -2 | MEMLEKETİMDEN SEÇMELER | MANZARA | DOĞANIN NEFESİ | LİNKLER

ŞİİRLERİM


MOR ÖRÜMCEK

mor örümcek,
yalnızlığı örecek.
mumyalar hayata dönecek
mor örümcek,
gün gelecek
kendi ağına
kendi etini verecek.
ona da ölüm gelecek...



AYNA

hey ayna
ben kimim
dikiş tutmayan ,bir çarıkmı?
deveye çöl kaçıranmı ?
gülünü zamansız budayanmı ?
yoluna diken bitirenmni ?
hey ayna,
ben kimim ?
yazı kışa satanmı ?
hey ayna
ben kimim?
çilini pudrayla kapatanmı ?
kuru çamaşırlarını tekrar kurutanmı ?
hey ayna
ben kimim ?

AFİŞLERDE KAYIP ARANIYOR

dul ekşisi bir gün uzanıyor
zaman sarmaşık yatımlı
çıkışında acı akıyor
sırtım yüklenişte
toyluğum kambur
kapılar süngü çekiminde
adımlarım ölçüsüz
yatağım kapsül ateşinde
tutulmuş memeler
yol ehlisi kadınlar
anadolu kokan bakır
kaldırımlar nerede?
bir çıkmaz sokak üstlenmiş beni
cumartesi anaların bağdaşındayım
afişlerde kayıp aranıyor
bulan varsa köyüme götürsünler beni...

BENİ HEP BİR DOST BİLECEKSİN

Seni sevdiğimi bir kez olsun diyemeyeceğim
Seni dudaklarından hiç ama hiç öpemeyeceğim
seninle elele tutuşup bir sevgili gibi gezemeyeceğim
Senin en yakınında olacağım
Bir dost gibi görüneceğim
Seni sevdiğimi bir kez olsun diyemeyeceğim
Gururumun esiri olacağım
Göz yaşlarımı hep yarınlara bırakacağım
Yarınlar hiç bitmeyecek
Seni sevdiğimi bir kez olsun diyemeyeceğim
Sen beni hep dost göreceksin
Dost bileceksin
Yanına yanaştığımda
Ellerimin titrediğini göremeyeceksin
her sigara yaktığımda, bana kızacaksın
Nedenini sorduğumda
Hep bir yalanla karşılık alacaksın
Seni sevdiğimi bir kez olsun diyemeyeceğim
Umutsuz aşkın pençesinde
Yanan ateşin gölgesinde
Yavaş yavaş eriyip giden
Hep ben olacağım
Eriyip gitmenin nedenini bilemeyeceksin
beni hep bir dost göreceksin
Dost bileceksin

SON SÖZ KALBİN

Bir mavi boşluktayım şimdi
Bir vapur arkasında
Eminönü Kadıköy arasında
Dolaşıp duruyorum
Haritalı kuş coğrafyasında
Ne yağmur bilirim ne çamur
Ne iş ne güç
Görev vermiş kalbim beynime
Bu aşkın tarih olmasına izin verme diye...



MALAĞUDEM

İnce bir sizidir, süzülüp gelen
Deli dalgalar gibi vuran ,
Susmalarımı bozdurduğum,
Cenabet suretime abdest çağıran kadın.
Kollarım açık senden yana
İş güç deme bana
İşim de gücüm de sensin
Bu yangına su yetmez
Seninle saat nasıl geçer bilinmez ...

NECİP HABLEMİTOĞLU

yine soğuk bir kış günü
ölüm sinsi bir yılan gibi
sessizce tetikleniyor
ayazlanıyor portakal çiçeği sokak
mumcu sabahı senin akşamın
yine sensin beni korkutan şehir ankara
ilme fen'e çocuk doğurandan yana
gördüğünü yazana mermi türetiyorsun
ve ben diyorum ki sana :
bu mermi yalnız HABLEMİTOĞLU na değil
şairime ,ozanıma ,ressamıma
yeşile uzanan ellere,
güneşi seven gözlere
eli nasırlı babalara,
eli hamurlu analara,
ülkesini seven herkese
biz ve bizim gibiler olduğu sürece
yaşayacak CUMHURİYET.
yalnız yarasaların olacak karanlık...

A Ş K

Seni düşünüyorum
Yüzündeki sakalları büyüterek
Seni düşünüyorum
Bir pantalon bir gömlek
seni düşünüyorum
Ekmek su bilmeyerek
Seni düşünüyorum
Vaktimin yelkovanı akrebi
Gündüz gece seçmeyerek
İş güç demeyerek
Seni düşünüyorum
Sensizliğe ölüm diyerek
Seni düşünüyorum, seni.

DUVARLAR

geçmişin izleri duvarlar
insanların dili duvarlar
gece yarısına kadar
uykusuz kalanların
düşünceleri duvarlar
birilerinin yazıp
birilerinin sildiği
özgürlüğün habercisi duvarlar...

İLLE DE TOPRAK DEĞİL

Ölü sayarım seni
ille de toprak değil.
içimde ölü
benliğimde ölü
varlığında ölü
ille de toprak değil.

SUSSS

Bu devir sağır zamanı
tıka kulağını
susss
bu devir kör devri
görme çalanı,çırpanı
susss
sus konuşma
sen olursun zararlı
susss...

İNATÇI

Dal üstüne dal düşmez
öldürseler yan düşmez
kedi gibi sırt düşmez
hep haklıdır,
hep haklı kalır...

NİGAR

Yüksek topuk giymiş nigar
kısa boyunda uzunluk nigar'ın
dişlerinin arasında dilde saklıdır
nigar'ın sırrı
vermez kimseye sırrını
içinde taşır
küçük boyunda
büyük yükü
nigar...

BU KENT

Bulutlar hep yağmur içinmi var?
bulutlar hiç beyazlamaz mı ?
hep bu kentemi takılır kalır?
bulutlar azıcıkta olsa beyaz çalmazmı?
güneş bize hiç göz kırpmazmı?
sokaklar şemsiyesiz insanları tanımazmı?
sokaklar şemsiyesiz insanlarla,
bir gününü bitiremez mi?
ne zaman göreceğiz güneşi ?
ne zaman açık ateşle baharı kutlayacağız?
ne zaman bırakacağız,elimizden
şemsiyeleri?

YOK DÖNÜŞÜN GERİYE

Parmaklarımın kalemi olsan
gözlerimin gözlüğü
ne yazarım seni
ne okurum seni...

DEĞİRMEN

Ulan değirmen !
forslu duruşun yalandır,
ne gelenin var
ne de uğrayanın
ulan değirmen !
forslu duruşun yalandır
havan sönmüş
uyan uyan !
sen kendi kendini kandırırsın
kıçından sular çekilmiş
sıvan dökülmüş
fareler bile terk etmiş seni
forslu duruşun yalandır
sen kendi kendini kandırırsın...

SEN

Sen kolumdaki ölümsün
beynimdeki urumsun,kınımsın
sen gözlerimi kan çanağına çevirensin
sen bana aç kurtlar gibi baktıransın
sen benim ölüme siparişimsin...

ÖLMÜŞÜZ BİZ

Boy veriyor,kız kulesi
denizin ortasında
dalgalardan bata çıka
bata çıka
kıyıda boğulan bize...

ÖMÜR

Ne maviler yaşandı
ne yeşiller
bitirdik bir otuzu
yağmur olduk sel olduk
güneş tuttuk
bir ağladık
bir güldük
bitirdik,bir otuzu
bir otuz daha var
yaşlı denmeye
sebebi günehı var
tanrı izin verirse...

BEN GÖRDÜĞÜME İNANIRIM

Güneş vuruyorsa odamın camına
sabah olmuştur.
horozun ötmesine gerek yok
güneş gözlerime anlatıyor sabahı
horozsa kulaklarıma
ben duyduğuma değil gördüğüme inanırım...

KARAKIZ

Gökkuşağı sobeledik
bugün senle
sarıyı sen aldın
kırmızıyı ben
sus duymasın kadıköy çocukları
bu renkleri sevmezler
aybaşına üç gün var
ömür yine meteliksiz
halimden anlayan sen varsın
yanımda.
para istemeyen bir bank satın almışsın
dudakların bir gemi
bense iskele
kalbimin rıhtımında
dans eder martılar bugün...

YUH KALBİM

Israrların kime be
Gülen yüzünü veripte
Yaşı aldığın birine mi
Israrların kime be
Bahçesinde çiçek dikip
Ayazı aldığımı birine mi
Israrların kime be
Saatleri kurupta
Çalmazı aldığım birine mi
Israrların kime be
Varını yoğunu veripte
Seni yalnızlığa koyan birine mi
O zaman sana koca bir yuh
Kaldı kalbim

ACIYA DARBE

Dayan cancağızım dayan
Az daha az daha
Şişkinlikteki iltihap gidici
Bacadan çıkan siyah duman bitici
Güneşin doğmasına çeyrek kaldı
Karanlık gidici
Dayan cancağızım dayan
Az daha az daha
Güneş ses getirecek
Yüzümüz gülecek
Nar çiçekleri açacak
Güneş bize kol kanat gerecek
Dayan cancağızım dayan
Az daha az daha

KEŞKE ÇOCUK KALABİLSEK

Çocukken yedi günümüz verdı
Büyüdük bir günümüz kaldı
Ekmek parası derdine düştük
Günlerimizi rehin verdik
aman, aldı götürdü çocukluğumuzu
Çocukken arkadaşlarımız vardı
Amcamız, halamız, teyzemiz vardı
Şimdi hiç kimsemiz yok
varken yok oldu herşey
Herşeyi zaman aldı bizden
Keşke çocuk kalabilseydik
Hiç büyümeseydik,
Ekmek derdimiz olmasaydı.


SONUNDA AŞK

Isırılmış dudaklarımı
Kapıda bıraktım
Arındım kutsal suyunla
Onlarcasına haram deyip
Rahibe günahına ömrümü sardım
Cennetim sen olasın diye...


ŞEYTAN

Dikensin fişeksin
Baykuşsun kara kedisin
Kavgasın doğuşsun ölümsün
Terk et bu dünyayı kötülük
Gülmeyi öğrensin yüzümüz

İŞÇİNİN GÜNLÜĞÜNDEN

Sen kesik ellerimde kasıt aradın
Bense acıma merhem
Sustum anlamadın
Ha korktuğumdan değil haa,
Karımın ve çocuğumun rıskını çalmandan
Bu acı yaradan değil ,senden.
Bu dil irini geçmez
Duyarsa işçi kulağı
Ne dilinir ,ne gerilir, ne kesilir.
Bu kin bitmez, pakete gitmez
Bu sökük senin terziliğinle dikilmez
Ölüye geçmiş olsun denmez ...


HEY UYAN HALK

kaldır başını hey hey !
sessiz duran kalabalık
aç kurtlar sarmış dört bir yanını
verme onlara canını
kaldır başını hey hey!
sessiz duran kalabalık
ezdirme başını
boyun bükdükçe ezen çoktur
sessiz durdukça vuran çoktur
kaldır başını hey hey !
sessiz duran kalabalık yak ateşini
görsün kurtlar tek olmayışını
arkandan gelen binlerce başı
kaldır başını hey hey !
sessiz duran kalabalık...



SENDEN SONRA BEN

Dönüp arkama gidiyorum
İçimde bağırmalar..
Her adımda büyüyen sen gizlim
Gözümde kanlanmış duvarlar
Leşleşmiş bir vakit üstümde
Cenabet bir suret içinde
Kendi kendime tuzak kendi kendime çember
Dönüp arkama gidiyorum
İçimde bağırmalar
Her adımda büyüyensen gizlim
Çapaksız şafaklara mor yüzlü yarınlara uzanıyorum
Beynim seni işlerken
Gurur düşmanım oluyor
Bir cinayet işliyorum
Kendi kendime kurşun
Kendi kendime cellat ...

HEP BİRLİKTE AYDINLIK İÇİN

ışıklandı başlar
karanlığı yendi yürüyen ayaklar
yenildi cehalet
ilime ,bilime el verene
yol aydınlık yolu
tünelden çıkıp güneşi görme günü
hadi sizde katılın bize
daha daha aydınlık için
açık gözlerin isteyen elleri olun
bilin ki yürüyten ayakların
sabahı erken olur
hadi sizde katılın bize
fenerliyelim yolu
güzel bir gelecek için...

MAHSUN -İ ŞERİF

gitti ağalar paşalar
itlere kaldı tereyağlı börekler
yorgandan çıktı ayaklar
sıcak bilmez yataklar
adalet akmaz güne
hırsız ipsiz şerefsiz
gitti ağalar paşalar
itlere kaldı tereyağlı börekler
memleketin malı deniz
yemeyen domuz misali
gün ayazın
sararmış yaprakları var ağacın
bir tek sen kalmıştın
garibanın dili
sen de gittin ya mahsun-i
sözler bölünmüş gelmiyor dizime
gecem gündüz bilmiyor
gözümden yaş eksik olmuyor
sana ağlıyorum halkın gözü ile
MAHSUN -İ ...

İSKELE

Şu denizin içindeki
up uzun çıkıntı
neyin nesi ?
tekerlekleri de var,
yoksa denizde giden araba mı ?

ARKADAŞIM

yoktu harcayacak parası
günlerini harcadı
böbreğini satarak
ne altmış gördü
ne de yetmişi
o daha henüz otuzundayken
kara toprak oldu...

NEREDE

Özü sözü bir olanlar
mertim diyenler
yalanla dolanla işi olmayanlar
menfaat gütmeden
seni seviyorum diyenler
nerede ?
harama el uzatmayan
ekmeğini paylaşan
büyüğe saygı,küçüğe sevgi gösterenler
nerede?
haklıya haklı diyen
haksıza haksız diyen
mert oğlu mertler,
nerede ?

SEN NERDESİN

Kavgamın yoldaşı
derdimin sırdaşı
ayrı düştük belliki
ne arar ne sorarsın
hangi anahtarımız
uymadı aynı kapıyı açmaya
hangi vakitte dilim ağır geldi sana
ne arar ne sorarsın
aynı namlular çevrilirdi
düşmanımız bir ,dostumuz birdi.
aynı yerde güler
aynı yerde ağlardık
seni kaybetmek
çok şey kaybettirdi bana...

KEŞKE ÇOCUK KALABİLSEYDİK

Çocukken yedi günümüz vardı
büyüdük bir günümüz kaldı
ekmek parası derdine düştük
günlerimizi rehin verdik
zaman aldı götürdü çocukluğumuzu
çocukken arkadaşlarımız vardı
amcamız,halamız,teyzemiz vardı
şimdi hiç kimsemiz yok
varken yok oldu herşey
herşeyi zaman aldı bizden
keşke çocuk kalabilseydik
hiç büyümeseydik,
ekmek derdimiz olmasaydı...

SEN

Gelincik gibisin
gelincik gibi
o güzel renklerinin yanında
kan emen bir yanın var
gelincik gibisin
gelincik gibi...

DERT

Canlı değilsin ki vurayım
para etmezsinki satayım
düşündükçe seni
daha güçleniyorsun
seni ancak ;
senden daha büyük
bir dert yener...

EYLEM

Bir tomurcuk gül açtı
dağın ardından çıkan güneşle
eylemdi adı
eylemler kadar cesur
güneşin kızıydı
güneş kadar parlak
güneş kadar sıcak
dağlar onundu
sloganlar onundu
sonu ölümdü
ölümü yağmurlu bir günde yaşadı
annesi bile yoktu yanında...

ADINI SEN KOY

Kıçında on yıllık bir don
donmu desem elekmi ?
sırtında bir ceket
ceketmi desem yelekmi?
yatacak bir yatak
yatakmı desem tahta üstü
bir gazetemi ?
sofranda yiyecek bir ekmek
yarısı sabahın yarısı akşamın
buna toklukmu desem
açlık mı?

omur@omurerdogan.com

Copyright © 2008 ÖMÜR ERDOĞAN Telif Hakları ÖMÜR ERDOĞAN'a Aittir